Blog Yazarak Para Kazanmak Gerçekten Mümkün Mü?

Türk blog camiasında her zaman tartışılan blog yazarak para kazanmak konusu var. Bunlardan birisi nasıl daha fazla ziyaretçi çekerim sorusu etrafında şekillenen seo yazıları. Biri de blog yazarak nasıl para kazanırım sorusu. Bu blogunda içinde bulunduğu birçok blogta bu konudaki yazılara ve tavsiyelere rastlamak mümkün.(#)

Yazıyı okumaya üşenenler için şimdiden soruyu ve cevabı vereyim. Soru: Türkiye’de blog yazarak para kazanmak mümkün mü? Cevap: Evet Türkiye’de blog yazarak para kazanılabilir. Ama şu an kazanacağız para, karşılığında verdiklerinize (yatırım maliyeti, zaman, emek …) değmeyebilir.

Belli birikimleri olan yıllarını bu işe vermiş arkadaşlar müstesnadır.

Blog Yazarak Nasıl Para Kazanabilirsiniz?

adsense

1. Adsense ve Diğer Tıklama Programları

Herhalde internetten para kazanma deyince ilk akla gelen Google‘ın AdSense programı oluyor. Başvurmanın, reklâmları yerleştirmenin ve parayı almanın kolay olması bu sistemi cazip kılıyor.

Ama tabii ki kazın ayağı öyle değil. Bugünlerde iyice ayyuka çıkan Adsense şikâyetleri sanırım bunun en büyük kanıtı. Bir kere AdSense’den hatırı sayılır bir para alabilmeniz için yüksek hitli bir bloga sahip olmanız gerekiyor. Ki siteye daha çok kişi girsin tıklama oranı artsın. Fakat bu aynı zamanda içinden çıkılmaz bir paradoks oluşturuyor. Yüksek ziyaretçi sayısına sahip bir blog için yüksek maliyet gerekiyor. Ve bu maliyetin faturalarını karşılamaya AdSense gelirleri yetmiyor.

Türkiye’deki TBM Oranları

Tabii esas sebep Türkiye’de internet reklâmcılığının önündeki en büyük engel tıklama başı ücret alımı. Neden büyük engel diye bahsediyoruz? Çünkü bizim ziyaretçilerimiz reklâmlara tıklamıyorlar. Evet, bu bir gerçek. Reklâmları istediğiniz gibi yerleştirin. Yazının içine gömün, aynı renk yapın, bir yazının üstünü, altını, sağını, solunu reklâmla doldurun gene de kar etmiyor 🙂

AdSense ile ilgili bir diğer sorun da tıklama ücretlerinin düşük olması. Yukarıda ziyaretçiye reklâm tıklaması yaptırmanın zorluğundan bahsettik. Bu kadar zorlu bir süreçten sonra ziyaretçi reklâma tıklıyor. Tıklamadan aldığımız ücret ise oldukça komik ortalama 0,01 $.

Sonuç olarak Türkiye’de blog aracılığı ile AdSense’den zengin olmak bir hayalden ibaret. Zengin olmak bir kenara masraflar bile çıkmıyor veya zor çıkıyor. Daha fazla tıklansın diye daha fazla reklâm alanı açıp sitenin iç estetiğini bozmak da cabası. Zaten son günlerde AdSense karşıtı bir hareket yükselmekte…

Türk blog dünyasının önünde AdSense’ye karşı olabilecek en güzel alternatif sponsor (destekleyici firma) reklamları. Kısaca bir firmanın tıklama şartı olmaksızın sitenize reklâm vermesi. Fikir güzel ama icraata gelince çöküş yaşanıyor. Sponsor reklâm alımını becerebilen bir kaç blog var. Çünkü reklâmverenler henüz blogu bir reklâm mecrası olarak görmüyorlar. Tabii burada blog dünyasının da öz eleştiri yapması gerekiyor. Siz reklâmveren olsanız kaç tane bloga reklâm verirsiniz? Sayı oldukça az.

Daha önce yazdığımız gibi sponsor reklamı alınamamasının sebebi ciddi, ihtisas bloglarının olmayışı. Buradan Türk blog dünyasında kaliteli içerik üreten blogların olmadığı anlamı çıkmasın. Benim anlatmak istediğim tek başına otorite olabilecek blogların sayısı az. Mesela teknoloji ile ilgili bir blogu ele alalım. Genel olarak baktığınızda kaliteli bir içerik var. Ama aynı blogta yazarın ayrıldığı sevgilisinin ardından ağıtlar yaktığını da görebiliyoruz. Bu durum tabii ki reklamverenin hoşuna gitmiyor. Kesinlikle tek bir konuya odaklanmış ciddi yazılar yazan, ilgili sektörün nabzını tutan bloglara ihtiyacımız var. Buradan genç arkadaşlara seslenmek istiyorum 🙂 Özel bir konuyu ele alan bloglar oluşturun. Blogunuzda yazacağınız konu ister teknoloji, ister emlak, isterse sıralı oto gaz sistemleri olsun ama tek bir konu olsun.

Metin Bağlantısı (Text Link) Reklâmları

Şu an Türk blog dünyasında gerçekten para kazandıran en iyi reklamlar text link şeklindeki reklamlar. Google politikalarında ücretli bağlantı açıkça yasak. Fakat aralarında benim de bulunduğum bir çok blogcu istemeyerek de olsa text link reklamı yayınlamak zorunda kalıyor.

Text link reklam bir sitenin bağlantısını istenen ad ve formatla sitenizde yayınlamanız anlamına geliyor. Türkiye’nin önde gelen forumlarından R10.net‘te Link Borsası bölümüne girerseniz piyasaya biraz göz atmış olursunuz. Bu sistem biraz blogcunun diğerlerinden illallah deyip mecburen yöneldiği bir sistem. Normalde yaptığınız bir işi yaparak yani blogunuzdan başka sitelere link vererek para kazanabiliyorsunuz. 

Sonuç olarak ücretli bağlantı satışı beraberinde Google’dan tepki alma riskini taşımasına rağmen gerçekten para kazandıran bir yöntem olarak karşımızda duruyor. Parayla saadet olmuyor ama parasız da hiç olmuyor 🙂

Blogger’dan Para Kazanmak

blogger olup para kazanmak

Domain-hosting alıp ayrı ayrı şeylere para dökmemeniz için Google’ın desteklediği Blogger altyapısını kullanabilirsiniz. Blogger nedir dersek kısaca: Blogger internette ücretsiz blog açmaya yarayan internet sitesi.

Bu altyapıda tamamen ücretsiz bir altyapı kullanıp istediğimiz sektörde yazılar yazabiliriz. Tek dezevantajı web sitenizin seçeceğinizblogadi.blogspot.com şeklinde olmasıdır. Bunu da sonrada domain alıp blogspota yönlendirerek kurumsal bir alan adına sahip olarak çözebilirsiniz. Blog yazarak para kazanmak isteyen yeni hevesli kişiler için en mantıklı başlangıç noktası bence bloggerdır. Tek yapmanız gereken bilgi sahibi olduğunuz bir sektörde bıkmadan usanmadan faydalı içerikler oluşturmak.

Diğer Gelir Modelleri

Yukarıda saydığımız modellerin yanında ücretli içerik üyeliği, para karşılığı içerik oluşturma, diğer kazanma programları için blogu basamak olarak kullanma, satış ortaklığı, blog markasıyla ürün satma (merchandise), ziyaretçilerden bağış kabul etme  gibi başka modeller de var. Fakat daha yukarıdaki temel gelir modellerinde bile problem yaşanırken bu diğer modeller Türk blog dünyasına biraz uzak gözüküyor. Bu yazıyı okuyanlar arasında üzerinde İrfan Barutcu yazılı bir tişörte veya çay kupasına para verecek veya “Bu adam şahane yazılar yazıyor üç beş kuruş bağış yapayım da daha güzel yazılar yazsın” diyerek bağış yapacak çok kişi olduğunu zannetmiyorum 🙂

Sonuç

Sadede gelecek olursak. Şu an binlerce blogun bulunduğu Türk blog dünyasında blog yazarak çok para kazanmak ancak bir kaç şanslı ve birikimli blogcuya nasip olabilir. Günde “Hoca çok parayı boş ver hosting masrafını karşılasak yeter” diyenler için ise hala ümit var. 

İnşallah gelecek bize bu alanda daha iyi günler getirir de kartvizitinde “blogcu” yazan arkadaşlarımız olur.

10 Yorum “Blog Yazarak Para Kazanmak Gerçekten Mümkün Mü?

  1. Hocam size bir sorum olacak. Blog yazmak istiyorum ama alıntı olarak yazsam sorun olurmu. Sürekli yazacak fırsatım yok. Teşekkürler.

    1. Alıntı olarak yazdığınız web sitesi size para kazandırmaz. Keyifte vermez. Hit çekemessiniz. Haftada 1 yazın ama güzel içeriklerle düzenli olarak yazın. Alıntı olarak yazmanızı tavsiye etmiyorum.

  2. İrfan Hocam çok güzel.
    Gerçekten tam durumu özetleyen bir yazı olmuş elinize sağlık.

    Şimdi biz blog yazarları (en azından ciddi bir iş olarak bu işi ele alanları) yeni metotlar bekliyor.

    Bu ne demek? Eğer ben yeni bir gelir modeli bulursam bunu kısa sürede herkes farkedecek Google reklamlarını yıllar önce ilk yayınlayanlardan biriyken bugün nasıl her yerde görüyorsam bulduğum model de yayılacak.

    Elbette ben derken kendimi kastetmiyorum. İçimizden herhangi birini kastediyorum.

    Dolayısıyla süratle yapmamız gereken şu: Bir insan neden bize para versin? Bunu bulmak. Bunun cevabı iyi niyet ve ahlak içinde olacak elbette.

    Cevaplar üretmeye odaklanmalıyız. Şu andaki reklam şebekelerini kim kurarsa kursun bize kuruşlar onlara trilyonlar kalıyor.

    Öyleyse farklı bir model olmalı. Düşünelim. Hep birlikte düşünelim. Binlerce blog yazarıyız. Israrla düşünelim.

  3. Hocam,
    Öncelikle eline sağlık güzel bir yazı olmuş.

    Temelde sorun senin de dediğin gibi tematik yani bir konuya odaklanmış blogların sayılarının yok denecek kadar az olması.

    Bloggerların bir noktada hata yaptıklarını düşünüyorum. Eğer blog yazıyorsanız yüksek hit yerine özgün içeriği hedeflemelilsiniz. Ki böylece konuyla ilgilenen firmaların ilgisini çekebilirsiniz.

    Tabi bu da akşamdan sabaha olacak bir şey değil. İçerik oluşturmak zaman ve emek istiyor. Ama inanıyorum ki bu işi hakkıyla yapan kişiler mutlaka mükafatlarını alacaklardır.

    1 Ocak’ta otomotiv sektöründeki profesyonel iş yaşamımı sona erdirip tamamen bloglar üzerine çalışmaya başladım. Bu benim blogculuğa olan inancımın göstergesidir. Tabi burada şunu da belirtmek isterim bu inanç kendi kendine oluşmadı. Uzun süredir bir çok firmayla bloglar üzerine görüşme yapıyorum. Bunun sonucunda aslında beklentilerin çok uzak olmadığını gördüm.

    Reklam verenlerin ve blog yazarlarının ortak noktaları var. Her iki grup birbiriyle çalışmak istiyor ama malesef ki bu çarkı bozan şu an için bloglar.

    Görüşmelerde sunabildiğim tematik blog sayısının ya da görüştüğüm firmanın alanıyla ilgili blogun olmaması işleri çıkmaza sürükleyen.

    Kişisel hayatınızdan da bahsetseniz tek bir konuya odaklanın. Sanırım şu an bloglarda reklamın geleceği burada yatıyor.

    Bloglama’ya gelince, evet yavaş ilerlediğimizin farkındayım ama artık öyle bir noktaya geliyoruz ki, ahh hata yaptık deme şansımız yok. Bu yüzden her açıdan Bloglama’yı en iyi şekilde ortaya çıkarmamız gerekiyor.

    Bunun için bir çok yatırım yaptık. İlk başta ben geldim. Sunucular, yazılım vs. vs.

    Blog Ödülleri şu sıra çok vaktimizi alıyor. Ama bö’nün özgün Türkçe içerikli blogların yaygınlaşmasında ve yeni blogların eklenmesinde önemli bir etken olacağına inanıyoruz. Bu yüzden bugün yapmış olduğumuz çalışmalar boşa geçmiş vakit değil, blogculuk için artı değer kazandıran çalışmalardır.

    Umarım bloggerlar değerlendirmelerini bir de bu gözle yaparlar.

  4. İrfan Hocam, size katılıyorum. Blogcunun attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmiyor.

    Tematik blogların da bir yaraya merhem olacağını düşünmüyorum. Eğitim konulu bir blogunuz olduğunu varsayalım. Öyle blogu günde kaç kişi takip eder? Günlük 5 bin kişi uğrar mı? Hadi 10 bin diyelim. Peki reklamveren 10 bin kişinin uğradığı bir bloga mı reklam verir yoksa 100 bin kişinin uğradığı bir gazete sayfasına, portala, feysbuka mı? Blog, genel olarak ele alırsak internet gazete ve tv arasında bir yerde duruyor. TV’leri düşünelim, sıralı otogaz üreten firma Kurtlar Vadisi’ne sponsor oluyor, dershane futbol maçına reklam veriyor, Kabak Yelleri dizisine sponsor oluyor. Sokaklardaki, caddelerdeki bilbordları düşünelim. Bilbordlara reklam verenler daha çok mahalleye, semte mi bakıyor yoksa ne kadar çok insan görür diye mi bakıyor?

    İş bence ziyaretçi sayısında düğümleniyor.

    1. İlginç bir yaklaşım. Fakat reklam mecrası olarak televizyon ve internet arasında bazı farklılıklar olduğuna inanıyorum. İnternet kitlesi biraz da ha ölçülebilir, odaklanılabilir bir kitle imiş gibi geliyor.

  5. İrfan Bey,
    Öncelikle değerli yazınız için tebrik ederim.
    Ben de kısaca verdiğiniz pası değerlendirerek birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum.

    Öncelikle ülkemizde reklam pazarı büyümekte olan bir pazardır. 2019 yılı için öngörülen büyüme resmi beyanlarda %20 olmasına karşılık sektördeki şirketler tarafından %40-50 olarak tahmin edilmektedir.

    Elbette bu pastada büyük pay yüksek trafik sahibi web siteleri üzerinde yoğunlaşmaktadır. Ancak sektörün değişen dinamikleri bu konuda da bir hareketliliği beraberinde getirmektedir.

    Hedef odaklı reklam ile maliyet performansını ölçebilen reklamverenler bilinçlenmekte ve ajanslarda bu talebe karşılık vererek müşterilerini hedefe yönlendirmektedirler. Bu kapsamda değerlendirdiğimizde de blog sahipleri için önemli bir fırsat söz konusudur. Hedefli içeriğe en kolay ulaşılabilecek platformların bloglar olduğunu unutmamalıyız.

    Ancak bunun için de şöyle bir noktaya dikkat çekmek isterim.
    Webrazzi’nin sponsor ve reklam gelirlerindeki başarısını incelediğimizde karşımıza şu çıkıyor. Odaklı ve sürekli içerik.

    Birçok blog sahibinin gelir elde edememesinden dolayı karamsarlıkla blog yazmaktan vazgeçtiğini görüyoruz. Çok küçük bir bilgi vereyim. Webrazzi.com Ağustos 2006′da kurulmuştur. Bu süreçte kesintisiz olarak yayınına devam etmiş ve içerik odağını hiç değiştirmemiştir.

    Kısacası, reklam potansiyeli daha doğrusu gelir potansiyeli her işte olduğu gibi internette de uzun soluklu bir yolun devamında elde edilebilmektedir.
    Benim Türkiye için özellikle önerdiğim model sponsor banner modelidir. Sektör dinamikleri ile örtüşen bu model birçok seçeneğe kıyasla çok daha elde edilebilir ve değerli geri dönüş sağlacaktır. Çünkü doğal olarak diğer web sitelerine kıyasla sayfa gösterimi düşük olan blogların gösterim ya da tıklama bazlı gelir başarısı yakalamaları çok mümkün olmayacaktır.

    Tekrar yazınız için tebrik ederim, başarılar dilerim.

  6. hocam ben bu konuda nacizane yaşadığım tecrübe ve fikirlerimi siz kadar harikulade yazamasam da belkı kısaca yazacağım.

    bu konuda bence olayı çözmüş ve ipi en ileride çekecek gibi görünen arkadaşımız eray dır.

    hep deriz biz aramızda birileri mutlaka bu blog osferde amiyane tabirle köşeyi dönecek bu çok yakın bir zamanda olacaktır burada sıcak bölgeye en yakın olanlarda bundan pay alacak tabiki.

    bu konuda bildiğim bir şey varsa o da blogların ilgi çektiği ama güven ortamını henüz yaratalımadığı için bunun gerçekleşmediği.

    ben arda bey in o miktarı sadece webrazzi nin sponsor bölümü için aldığını sanmıyorum. arda sıradan bir blogcu değildir, yani esasında kendisi zaten sektörün içinde biri olduğu için bağlantılarını kullanma durumu var orada bu bence örnek gösterilecek bir durum değil bu konu açısından.

    blogu geçelim herhangi bir web siteniz varsa bile buna reklam almak öyle kolay işler değil, gidip bunun pazarlamasını ajanslara olmadı firmalara yapmanız gerekiyor. blogcu da eğer potansiyeli var ise bunu net bir şekilde elinde belgelerle gidip firmalra anlatmalı ve göstermeli, daha ilerisi bir sunum bile yapabilir bir mini cd veya hafıza kartına öyle kapı kapı dolaşabilir.

    ki ben öyle yaprak bir kaç büyük firmadan reklam aldım kendi yazdığım bloga ve alabilecek potansiyeli olan çok blog var aslında. burada yukarıda yazdığım gibi yapılması gereken bunu anlatabilmek ve göstermek.

    bir radikal şey daha yazmak istiyorum. o da para almadan reklam da koymalı blogcular, ücretsiz olarak reklamını koyacağınız firmalar ile yakın ilişkide olursunuz, ha tabiki blogun konusuna yakın firmalar ile olursa bu tadından yenmeyecek bir iş birliği olur.

    en nihayetinde şu an için ve kısa vadede ülkemizde blog yazarlığının bir iş olarak görülmesi çok zor. fakat blogu ile farklı kapıları zorlaması ve açması blogcu için olağan bir şey.

    sunucu konusu çok önemli oluyor burada. çok çok büyük dertler çıkartabilir blogcunun başına bu yüzden profesyonel desteğe ihtiyacı olması şart oluyor.

    reklamverenler ve medya planlamacıları önümüzdeki bir kaç yıl içinde bir kaç blog veya belki bir kaç blog ağı oluşumunu bir kalem olarak geçecekler defterlerinde diye düşünüyorum, bu olana kadar sizin de bahsettiğiniz 3. madde dekine benzer ve saçma reklam modelleri ile devam edeceğiz.

    son olarak arkadaşların da bahsettiği gibi özgün ve tek bir konuya odaklanmış bloglar için “şu anda” büyük şans var bunu yakından yaşayan ve gören biri olarak. fakat diğerleri için pek iç açıcı bir durum yok bu konuda. firmalar araştırma yapıyorlar ve kendi sektörünü ilgilendiren konularda yazan bloglarla iletişime geçiyorlar burada blog yazarı bu iletişimi doğru yaparsa direkt olarak firmalar ile orada işte güzel işler çıkıyor ve bu şu an oluyor. bir arkadaşımın blogunda adsense reklamı vardı, o arkadaşımın blogunda sürekli aynı firmanın adsense reklamı çıkıyordu. sonunda bu firmayı aramaya karar verdik aradık ve onlar adwords ile değil direk arakdaşımıın bloguna reklamı verdi bu hem blogcu arakdaşım için hem de o firma için kazançlı oldu çünkü o blogun hedef kitlersi ve okuyucusu ile o firmanın sattığı ürünler birebir örtüşüyordu ve turnayı gözünden vurdu her ikiside.
    teşekkürler.

  7. Selamlar irfan hocam, yazın çok güzelmiş aydınlatıcı içerik olarak epey şey öğrendim lakin birçok kişinin dediği gibi Türkiye’de Blogtan para kazanmak nerdeyse hayal! zaten o niyetle bi blog acanında ilk başta epey bi yatırım yapması gerekir gibi geliyor bana ancak işte benim gibi sadece referans ve paylaşım için blog yapanların her halde böle derdi olmaz. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir